Hukuk Sözlüğü
Temel hukuk terimleri ve anlamları
İçtihat ve emsal araştırmasında, dava takibinde ve dilekçe yazımında sık karşılaşılan terimlerin kısa, doğru ve anlaşılır tanımları. Terimler avukatlar, stajyerler ve hukukla ilgilenen herkes için hazırlandı.
B
- Bilirkişi
- Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemeye görüş sunmak üzere görevlendirilen uzman kişi.
C
- Cevap Dilekçesi
- Davalının, kendisine tebliğ edilen dava dilekçesine karşı savunmalarını, itirazlarını ve delillerini süresi içinde sunduğu dilekçe.
D
- Daire
- Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek mahkemelerin, uyuşmazlık türüne göre uzmanlaşmış hukuk veya ceza bölümlerinden her biri.
- Danıştay
- İdari yargıda idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını temyizen inceleyen, aynı zamanda bazı davalara ilk derecede bakan yüksek mahkeme.
- Dava Dilekçesi
- Davacının davasını açtığı, tarafları, talebini, dayandığı vakıaları ve delilleri gösterdiği ve yargılamayı başlatan temel dilekçedir.
- Delil
- Bir vakıanın doğruluğunu mahkeme önünde ortaya koymaya yarayan belge, tanık, bilirkişi raporu, keşif gibi ispat araçları.
- Derdestlik
- Aynı taraflar arasında, aynı konu ve sebeple açılmış bir davanın halihazırda görülmekte olması; ikinci davanın usulden reddini gerektirir.
- Dilekçe
- Bir talebi, iddiayı veya savunmayı mahkemeye ya da resmi makama yazılı olarak bildiren, usule uygun düzenlenmiş belge.
E
- Emsal Karar
- Görülmekte olan bir uyuşmazlığa benzeyen ve o dosyada dayanak ya da yol gösterici olarak kullanılabilen, daha önce verilmiş mahkeme kararı.
- Esas Numarası
- Bir davanın açıldığında mahkemenin defterine kaydedildiği yıl ve sıra numarası; dosyayı takip ve tespit için kullanılan referanstır.
F
- Feragat
- Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi; kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve kural olarak davayı sona erdirir.
H
- Hak Düşürücü Süre
- Bir hakkın kullanılması için kanunda öngörülen kesin süre; süre geçince hak kendiliğinden sona erer ve hakim resen dikkate alır.
- Husumet
- Bir davanın, o uyuşmazlıkta gerçekten taraf sıfatına sahip kişiye yöneltilmesi gerekliliği; yanlış kişiye açılan dava husumet yokluğundan reddedilir.
I
- Islah
- Tarafın, yargılama sırasında dava dilekçesindeki talebini veya usuli işlemlerini kanunda öngörülen sınırlar içinde bir kez düzeltmesi.
İ
- İçtihadı Birleştirme Kararı
- Yargıtay veya Danıştay'ın kendi daireleri arasındaki ya da kararları arasındaki çelişkileri gidermek için verdiği, benzer konularda bağlayıcı nitelikte karar.
- İçtihat
- Mahkemelerin benzer hukuki sorunlarda verdiği kararların bütünü; kanunun uygulanmasına ve yorumlanmasına yön veren yargısal birikim.
- İhtar / İhtarname
- Bir borcun ödenmesi veya bir edimin yerine getirilmesi için karşı tarafa, çoğunlukla noter aracılığıyla gönderilen resmi uyarı yazısı.
- İhtiyati Tedbir
- Dava sonuçlanana kadar hakkın güvence altına alınması için mahkemece geçici olarak alınan koruyucu önlem; örneğin bir malın devrinin engellenmesi.
- İlk Derece Mahkemesi
- Bir davanın ilk kez açıldığı ve delillerin toplanıp esasa ilişkin ilk hükmün kurulduğu mahkeme; asliye, sulh, ağır ceza gibi mahkemeleri kapsar.
- İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi)
- İlk derece mahkemesi kararlarını hem maddi olay hem hukuk yönünden yeniden inceleyen ara derece mahkemesidir; kararı kaldırıp yeniden hüküm kurabilir.
- İtiraz
- Bir karara, işleme veya talebe karşı ileri sürülen ve mahkemece incelenmesi istenen hukuki karşı çıkış; kesin nitelikteki bazı kararlara karşı da başvurulabilir.
K
- Karar Numarası
- Mahkemenin bir dosyada verdiği hükmün kayda geçtiği yıl ve sıra numarası; kararı belirlemek ve atıf yapmak için kullanılır.
- Karşı Dava
- Davalının, kendisine açılan dava ile bağlantılı bir talebini aynı dosyada ve aynı mahkemede davacıya yönelttiği dava.
- Kesin Hüküm
- Kanun yolları tükendiği için artık değiştirilemeyen karar; aynı taraflar arasında aynı konuda yeniden dava açılmasını engeller.
- Keşif
- Hakimin, uyuşmazlık konusu yer veya şeyi bizzat yerinde inceleyerek gözlem yapması ve tespitte bulunması işlemi.
M
- Murafaa
- Yargıtay veya Danıştay incelemesinde tarafların avukatlarının sözlü açıklamalarını yapmak üzere duruşmaya çağrıldığı temyiz aşaması duruşması.
- Müvekkil
- Bir avukata dava veya hukuki işlemlerinde kendisini temsil etmesi için vekaletname vererek yetki veren gerçek ya da tüzel kişi.
N
- Nafaka
- Bir kimsenin, kanunen bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk veya yakınına geçimini sağlaması için düzenli olarak ödemekle yükümlü olduğu para.
Ş
- Şerh
- Bir hakkın veya hukuki durumun tapu, sicil gibi resmi kayıtlara işlenerek üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirilmesi.
T
- Taraf Sıfatı
- Bir davada davacı veya davalı olarak yer alabilme yetkisi; aktif sıfat talep hakkına, pasif sıfat borçlu olma durumuna karşılık gelir.
- Tebligat
- Bir hukuki işlemin veya belgenin ilgilisine kanunda öngörülen usulle resmen bildirilmesi; süreler çoğunlukla bu tarih esas alınarak işler.
- Tefhim
- Mahkeme kararının veya hüküm sonucunun, duruşmada hazır bulunanlara yüze karşı sözlü olarak açıklanması ve okunması.
- Temyiz
- İstinaf incelemesinden geçen kararın yalnızca hukuka uygunluk yönünden Yargıtay veya Danıştay'ca denetlenmesini sağlayan kanun yoludur.
- Temyiz Süresi
- Kararın tebliği veya tefhiminden itibaren temyiz yoluna başvurmak için tanınan kanuni süre; süre kaçırılırsa karar kesinleşir.
U
- UDF
- UYAP sisteminde kullanılan belge biçimi; dilekçe ve evrakların elektronik olarak hazırlanıp sisteme uygun şekilde sunulmasını sağlar.
- UYAP
- Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi; mahkeme, savcılık ve ilgili kurumların dosya ve işlemlerini elektronik ortamda yürüttüğü bilişim altyapısı.
V
- Vekaletname
- Bir kişinin, kendisi adına belirli işleri yapması için avukata veya bir başkasına yetki verdiğini gösteren, genellikle noterce düzenlenen belge.
Y
- Yargıtay
- Adli yargıda ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarını temyiz aşamasında inceleyen, hukuka uygunluğu denetleyen en yüksek derece mahkemesi.
- Yürütmenin Durdurulması
- İdari yargıda, dava konusu işlemin uygulanması telafisi güç zarar doğuracaksa mahkemece işlemin geçici olarak durdurulmasına karar verilmesi.
Z
- Zamanaşımı
- Bir hakkın kanunda öngörülen süre içinde kullanılmaması nedeniyle, karşı tarafın ileri sürmesiyle talebin dava yoluyla istenemez hale gelmesi.
Bu terimleri gerçek kararlarda görmek ister misiniz? İçtihat aramayı keşfedin veya tüm özelliklere göz atın.
Hukuki araştırmanızı tek merkeze taşıyın.
11 milyondan fazla karar ve 20.700'ü aşkın mevzuatta emsal arayın; bulduğunuzu doğrudan dosyanıza ve dilekçenize bağlayın.